Ahmet Telli — Bal Acısı
Meydan okuyarak zamana
tanrıya ve aşka
bir palet toprağın gizemini
çivilemişsin tuvaline
özleştirip bakışınla
Bakışın ki
kısaltır özge aşklan
sokar dergahına
secde ettirir
varılmaz uzaklıktır bakışın
Çöreklenmiş alaycı bir gülüş
dudaklarının hayın kıvrımına
iki yüzlü
küçümseyici
ve sevdalı
Belli etmesen de üşüyorsun belli
Al omzuna harmaniyeni ellerinle
Ellerin ki dokur zamanın tezgahında
aşkın bin türlüsünü
inceliğin ve hüznün bin türlüsünü
Ufkun sisli ve alıngan
hiç doğmuyor güneşler
hiç doğmayacak
sanki zaman
hep ortaçağ
Sonra büyük göç kuzeye
yüce dağlardan aşarken yüreğinde
deniz tutması gibi bir esriklik
ve ayrılıkların buruk tadı
hüzünle seyretmiştin üzüncün yurdunu
Acı bir damla gözyaşı olmuşsun
kimi iklimlerde
Kimi yerde masallara girmişsin
Geceler kadar gizli anlamlara
öpüşler gibi sinmişsin
Ve sen hep bir tülün düşsel gerisinde
düşsel kalacak olan yaşlanmadan
kalımlı sevgiliymişsin
Derler ki hala o düş ülkelerinde
bal acısı imişsin
