Attilâ İlhan — Gitmek Süleyman Şahkulu
gitmek bekârlığından eskimiş çıkarak
üşümeye gitmek çabuk bir bıçak ağzında
o açık gülümseme karın beyazlığında
sağ kasığına doğru iki üç parmak
ölümün parladığı şahkulu sokağı’nda
yalnızlığı tükürmek ikiye katlanarak
hiç sevilmediğini taş gibi anlamak
yahudi karanlığı iç kulağında
gitmek son gökyüzü Süleyman şahkulu
aşağıdan yukarıya lambaları titreyen
bir giyotin hızıyla yanlışlığı bitiren
doğumundan bu yana sürüp gelen şu
gözyaşının sızdığı iç pencerelerinden
ne bir anne aydınlığı dağıtan korkuyu
ne bir saat tıkırtısı beklemelerle dolu
ölümü ölüm yapan güzelliğinden
gitmek süleyman şahkulu çoğul gözlerinden yokluğa
kadınlar kadınlar kırıp gerçekleştim sanarak
yeniden yaşamaya bir çocukluk aramak
her yenilgi sonrası böyle soluk soluğa
bambaşka bir yabancılık içine dağılan her bıçak
ellerin kesilip değdikçe bilenmiş çabukluğa
siyah bayraklar çekip son büyük yolculuğa
boş çığlıklar halinde kana acıkmak
