Attilâ İlhan — Yüksek Gerilim
çağrışım neonları dakikada bir çakıyor
havada yalnızlık bir bıçak gibi çekili
gözlerin gözlerimi gece yarısı bırakıyor
karakol kırmızısı cehennem yeşili
gece yarısı kalkıyor kaçırdığım gemiler
hay allah kim imzalamış bu kadınları
dudaklarını düşünsen ömrün yetişmez
gülümsemesinler öyle parlar ki alınları
besbelli bu aydınlıkta sevişilmez
insan utanır çıplaklığında ürker
sen ki içimin sabahçı kahvelerinde
tutuklu sendikacıları bekleyen
çok bulutlu koskoca bir gök emrinde
dört tarafa paldır küldür genişleyen
sustaları açılmış ince minareler
sanrıların sansardan çabuk uç uca
it usanmışlıklarına atladığı
anıların fosforuna azbuçuk dokununca
deli kibritler gibi sırasız parladığı
ateşe attığın eski filmler
seni kendim sanmak bir akşamüzeri
başka bir yaşantıda fransızca güzel
karartma yıllarının çalar saatleri
gerilim yüksekliğinden uğuldayan tel
bir bardak şarap üç sayfa baudelaire
deli bir kapı olmak açılmak ansızın
soğuk yılan mavisi çelikten bir şaşırmak
en olmadık yerinde sabah karanlığının
kendini yavaş yavaş ölüme alıştırmak
canavar düdükleri başucunda serviler
