Ufuk's Blog
  • Ana Sayfa
  • Şiir
  • Öykü
  • Müzik
  • Sinema
  • Yazın
  • Görsel
  • Kişisel
  • Menu Menu
Sinema

Bin Jip (Boş Ev)

478 görüntülenme

Bu yıl, 24. Uluslararası İstanbul Film Festivali’nde iki filmini birden izledik Ki-duk‘un. ‘Boş Ev‘ ve ‘Fedakar Kız‘. Yönetmenin bildik temalarını olağanüstü bir duyarlıkla beyazperdeye taşıdığı ve katıldığı hemen her festivalden ödüllerle dönen 2004 tarihli filmi ‘Boş Ev‘in kahramanı Tae-suk adlı genç bir adam. Tae-suk, gündüzleri sokak sokak gezip boş evleri tespit ediyor ve geceleri o evlere giriyor.

Amacı hırsızlık değil, tanımadığı hayatlara dokunmak. Tanımadığı insanların sahibi olduğu evlerin koltuklarında oturuyor, yataklarında uyuyor, sofralarında yemek yiyor, müzik dinliyor, resim albümlerine bakıyor. Evi terk etmezden önce de kıyı köşe temizlik yapıyor genç adam. Ev sahiplerinin kirli çamaşırlarını yıkıyor, asıyor, ufak tamiratlar yapıyor (çalmayan radyo ve duvardaki bozulmuş saat gibi mesela) kirlettiği bulaşıkları da yıkıyor tabii.

Evden çıktığı zaman mis gibi bırakıyor evi, sahiplerine. Bir gün girdiği evlerden birinde, baskıcı kocasından bezmiş, dört duvar arsında adeta tutsak hayatı yaşayan eski model Sun-hwa ile karşılaşıyor. Tae-suk ile güzel Sun-hwa, aralarındaki şaşırtıcı elektriği hemen fark ediyorlar. Sanki bu iki insan birer ruh eşi. Konuşmadan, araya kelimeler girmeden anlaşıyorlar ve beraber kaçmayı seçiyorlar, sonu belirsiz, umutsuz bir maceraya atılıyorlar. Birbirlerine büyük ve gerçek bir aşkla bağlanıyorlar.

Gizemli bir yaklaşım belki Ki-duk‘unki. ‘Bütün yalnız ve kayıp ruhlar birer boş evdir, sahibini, konuğunu bekler’ diyen yönetmen, gerçeküstü bir aşk öyküsü anlatıyor aslında.

Kelimeleri aradan çıkararak yapıyor bunu. Filmin iki kahramanından biri film boyunca tek kelime etmiyor. Diğeri ise sadece ‘seni seviyorum’ diyor. Fazla kelimeye gerek de yok zaten. Her an yanımızda olan şiddet, alışılmadık bir sükunetle iç içe mi acaba? Sevdiğimizin, o hep beklediğimizin uzandığı divana, başını koyduğu yastığa değip, onu koklamak için neler vermeyiz?

Bütün sevgiler gerçek midir? Yaşamımıza değip geçen her şey kontrolümüz altında mı? Ya yaşamlarımız? Bir yığın resmi bir albümde biriktirmemizin gerçek amacı ne? Yitip giden anların büyüsü mü aradığımız. Nefesle dolan odaların, tabakların, yatakların, dolapların gerçeküstü öyküleri mi? İlişkilerimiz sevgi dolu mu? Yaptığımız tüm eylemlerden sorumlu muyuz? Mülkiyet nedir? Anlamadan değip geçmek bu kadar kolay mı? Kaç kilodur insan ruhu? Sevdiğimizle birlikte daha mı ağırız yoksa daha mı hafif? Yoksa ‘0’ kilo mu çeker aşk?

23. Uluslararası İstanbul Film Festivali‘nin en çok sevilen filmlerinden biriydi ‘İlkbahar, Yaz, Sonbahar, Kış.‘ İnsanın yüreğine işleyen bu Güney Kore filminin yönetmeni Kim Ki-duk‘la ilk o zaman tanıştım. Daha önce çektiği bazı filmlerini izleme şansını da buldum. Genellikle toplum dışı kalmış yalnız bireylerin hikayelerini, onların zorlu hayatlarını beyazperdeye aktarıyordu Kim Ki-duk. Bunu yaparken, meselesini anlatırken yani, son derece yoğun bir tevazuyu, insana ait mükemmel gözlem ve tespitlerle birleştiriyor, uzak doğu felsefesinin kilit noktalarını hikayesine başarıyla ekliyordu. Trajik ve çarpıcı öykülerinde diyaloglar, yerini mükemmel bir görselliğe bırakıyordu. Kelimelere ihtiyacı yoktu Kim Ki-duk‘un. Kahramanlarının içindeki derin yaralar, tutulmayan sözler yüzünden azalan güvenleri, hayal kırıklıkları, belli bir bilgelikle birleşiyor ve söz kayboluyordu. Hareketler ve mimikler vardı artık. Hareketsizlik de öyle. Büyük bir dinginlik içinde doğayı, kendilerini ve dışarıdaki dünyayı dinleyen yaralı kahramanlardı Ki-duk’unkiler.

Beklenti, yalnızlık, nefret, şiddet, tutku sevgi ve aşk hakkında daha bir çok soruyu büyük bir alçakgönüllülük ve estetik içinde cevaplıyor Kim Ki-duk‘un ‘Boş Ev‘i. Sözler yerine kusursuz bir görsellikle yapıyor bunu. İnsanın yüreğinde, aklında bir şeyler bırakıyor ardından. İyi hissettiriyor. Dışarıdaki bir yığın bayağılığa rağmen, hala insan gibi hissedebildiğinizi ayrımsıyorsunuz filmden çıkınca. Kalbinizdeki ses, dudaklarınızdan dökülmeye az kala ‘boş bir ev’ mi arıyor gözünüz? Sahi hiç sevdiğinizle birlikte tartıldınız mı?

Yönetmen: Ki-duk Kim
Yapım: Güney Kore, Japonya 2004
Süre: 90 dk.
Oyuncular: Seung-yeon Lee, Hyun-kyoon Lee

(Murat Erşahin, Sinema, 26 Mayıs 2005)

Benzer içerikler

  • Paramparça: Adaletin Kalbi
  • Parazit: Yukarıdakiler, Aşağıdakiler
  • Üzgünüz, Size Ulaşamadık
  • Sen Şarkılarını Söyle: Adı Bilinmeyen Adam
  • Solaris: Boşluğun Dansı

İSTATİSTİKLER

Çevrimiçi ziyaretçiler: 0

Bugünün ziyaretçi sayısı: 96

Toplam ziyaretçi sayısı: 4.519.672

Bugünün görüntülenme sayısı: 139

Toplam görüntülenme sayısı: 9.787.339

POPÜLER İÇERİKLER

  1. Şükrü Erbaş - Köylüleri Niçin Öldürmeliyiz (377.244)
  2. Anonim // Her Şey Sende Gizli (163.331)
  3. Cahit Sıtkı Tarancı - Otuz Beş Yaş Şiiri (152.683)
  4. Birhan Keskin – Kargo (79.089)
  5. Şükrü Erbaş - Senin Korkularını Benim İnceliğimi (67.643)
  6. Attilâ İlhan - Ayrılık Sevdaya Dahil (48.689)
  7. Sabahattin Ali - Kamyon (42.987)
  8. Sabahattin Ali - Ayran (39.343)
  9. Adnan Yücel - Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek (38.992)
  10. Nâzım Hikmet - Fevkalade Memnunum Dünyaya Geldiğime (38.767)

ARŞİV İÇERİSİNDE ARA

TAKİP ET


Instagram @ufukluker
Instagram @ufukluker

YENİ

  • Ahmet Telli — Sfenks
  • Ahmet Telli — Savrulup Dururken Hayat
  • Ahmet Telli — Kirli Su
  • Ahmet Telli — Gece
  • Ahmet Telli — Acıya Alışılmaz

RSS [Kişisel] SON OKUDUKLARIM

  • Kendine Ait Bir Oda
  • Kayıp Kızın Hikâyesi (Napoli Romanları, #4)
  • En Alttakiler
  • 11. Peron
  • Terk Edenler ve Kalanlar (Napoli Romanları, #3)
  • Yeni Soyadının Hikâyesi (Napoli Romanları, #2)
ETİKETLER
Yaşar Kemal Cahit Külebi Ahmet Necdet Asaf Halet Çelebi Murathan Mungan A. Hicri İzgören Şükran Kurdakul Konstantinos Kavafis Ziya Osman Saba Kerim Korcan Arif Damar Hasan İzzettin Dinamo Heinz Kahlau Sabahattin Ali Pablo Neruda Melih Cevdet Anday Mehmet Başaran Halim Şefik Güzelson Ömer Bedrettin Uşaklı Metin Demirtaş Vasko Popa Özge Dirik Blas De Otero Fakir Baykurt Yaşar Miraç Oktay Rifat İsmet Özel Erdal Alova Fazıl Hüsnü Dağlarca Ingeborg Bachmann Yorgo Seferis Günter Kunert Afşar Timuçin Haydar Ergülen Behçet Necatigil Can Yücel Ahmet Muhip Dranas Oktay Taftalı Özkan Mert Özdemir İnce İlhami Bekir Tez Nâzım Hikmet Füruğ Ferruhzad Turgay Fişekçi Gülten Akın Talip Apaydın Cemal Süreya Celal Sılay Yaşar Nabi Nayır Dido Sotiriou Akgün Akova Guy de Maupassant Ercüment Behzat Lav Ataol Behramoğlu Hasan Basri Alp Sabri Altınel Refik Durbaş Kemal Özer Rıfat Ilgaz Birhan Keskin Sandor Petöfi Abdülkadir Bulut Bedri Rahmi Eyüboğlu Barış Pirhasan Veysel Öngören Behçet Aysan Kemal Burkay Tevfik El Zeyyad Vladimir Mayakovsky Mehmet Yaşin Miguel Hernandez Anonim Ahmet Oktay Bekir Yıldız Sennur Sezer Adnan Özer Enis Batur A. Kadir Sezai Karakoç Adnan Yücel Bilgin Adalı Ümit Yaşar Oğuzcan Yannis Ritsos Lale Müldür Nihat Behram Turgut Uyar Jose Marti Necati Cumalı Orhan Veli Kanık Sun Yu-T'ang Kemalettin Kamu Jesus Lopez Pacheco Oruç Aruoba Konstantin Simanov Neşe Yaşın Metin Eloğlu Suat Derviş Hilmi Yavuz Asım Bezirci Behçet Kemal Çağlar Sait Faik Abasıyanık Faruk Nafiz Çamlıbel Nicolae Dragos Ahmet Erhan Fethi Giray Vedat Türkali Sinan Kukul Cahit Irgat Mehmed Kemal Abdülkadir Budak Louis Macneice Suat Vardal Cahit Sıtkı Tarancı Yi Men Paul Eluard Memet Fuat Philippe Soupault İsmail Uyaroğlu Cengiz Bektaş Metin Altıok Ülkü Tamer Özdemir Asaf Fang Vei Teh Enver Gökçe Tove Ditlevsen Liana Daskalova Cahit Zarifoğlu Suat Taşer Nahit Ulvi Akgün Goethe Aziz Nesin Kutsiye Bozoklar Ozan Telli Yılmaz Güney Ece Ayhan Ahmet Telli Sandor Forbath Salah Birsel Kostas Kleanthis Hasan Biber Erdal Öz Altay Öktem Conrad Aiken Türkan İldeniz Oğuz Atay Peter Abrahams Ahmed Arif Adnan Binyazar Kenneth Rexroth Müştak Erenus Attilâ İlhan Feyzi Halıcı Hasan Hüseyin Korkmazgil Berin Taşan İlhan Berk Adalet Ağaoğlu Edip Cansever Cevdet Kudret Gabriel Celaya Seyhan Erözçelik Süleyman Çobanoğlu Orhan Murat Arıburnu Resul Rıza Arkadaş Z. Özger Vyaçeslav Ivanov İbrahim Karaca Louise Gareau Des Bois Sabahattin Kudret Aksal Ahmet Ada Zafer Ekin Karabay Orhan Kemal Eugene Guillevic Nikola Vaptsarov Cevat Şakir Kabaağaçlı Süleyman Nesip Landscape Vecihi Timuroğlu Şükrü Erbaş Bertolt Brecht Federico Garcia Lorca Gülseli İnal Kahraman Altun Bejan Matur E. E. Cummings Yılmaz Odabaşı
by Ufuk Lüker
  • 500px
  • LinkedIn
  • Youtube
Green Zone (Yeşil Bölge)Vozvrashcheniye (Dönüş)
Sayfanın başına dön