Norwegian Wood (İmkansızın Şarkısı)

Bir kitabı kapağından çözemezsin lafı, ‘bir edebiyat uyarlamasıyla ilgili kararı uyarlandığı kitabın haleti ruhiyesine bakarak veremezsin’e dönüştürülebilir mi acaba? ‘İmkansızın Şarkısı’, yazarı Haruki Murakami’nin meramını kısa cümlelerle, somut gelişmelerle anlattığı bir roman. Ama etkisini, tüm bu somut olayların, kısa cümlelerin gösterdiğiyle değil, hissettirdiğiyle, ortak hafızaya parmak bastığı noktalarla ve karakterlerin hareketlerini belirleyen, ama tam olarak açıklanmayan dürtülerden alıyor. Yani böyle bir roman sinemaya uyarlanacağı zaman sadece yönetmen ve oyuncunun değil, kostüm tasarımcısından sanat yönetmenine tüm ekibin bu ritme sahip olmaları gerek. Neyse ki Haruki Murakami, ritminin sinemaya yansıması konusunda hep şanslı bir yazar oldu. Aynı addaki kısa hikayesinden uyarlanan 2004 yapımı ‘Tony Takitani’ de, bu hafta gösterime giren ve en popüler romanından uyarlanan ‘İmkansızın Şarkısı’ da, Murakami hissiyatını tökezlemeden perdeye getirmeyi başardı.
Hayali atmosfer

Bu başarı ‘İmkansızın Şarkısı’ gibi kült bir eser söz konusu olduğunda daha da değerli. Zira ‘İmkansızın Şarkısı’, eseri İngilizceye çeviren Jay Rubin’den aktaralım, “Japonya’da herkesin okuduğu Murakami kitabı”. Ve okurlarının böyle bir romanla kurduğu kişisel bağa halel getirmeden onu perdeye aktarabilmek, yorumda böylesi bir incelik yakalayabilmek de malum, profesyonelliğin, hesapçılığın ötesinde bir zihniyeti gerektiriyor. ‘İmkansızın Şarkısı’nın yönetmeni Anh Hung Tran da zaten, sadık edebiyat uyarlamalarının şematikliğinden, profesyonel ‘ahlakından’ çok, Wong Kar Wai filmlerindeki hayali atmosferi akla getiren bir tarzda çatıyor uyarlamasını. Zihinlere işlemiş bir Beatles melodisi, kadın karakterlerden birinin mütemadiyen taktığı güneş gözlüğü, kahramanlarımızın pek yüz vermediği 1968 coşkusu… Tüm bunlar ‘İmkansızın Şarkısı’ evreninde bir diğerine baskın çıkmayacak şekilde kendine yer bulan, o rüyalı atmosfere girip çıkan unsurlar. Tıpkı umursamazlıkla duyarlılığı aynı noktada birleştiren ‘İmkansızın Şarkısı’ kahramanları gibi film de kendine has bir noktadan hikayesini anlatıyor. Bir edebiyat uyarlamasından sadakat yerine yorum farklılığı beklemeye başlayalı çok oldu. Ancak ‘İmkansızın Şarkısı’ gibi uyarlaması zor ama atmosferi de bir o kadar perdeye yakışacak bir romanın hissiyatını sinemaya layığıyla aktarılmış halde görünce de insan heyecanlanmadan edemiyor.

Haftanın sahnesi

‘İmkansızın Şarkısı’nın orijinal adı, ‘Norwegian Wood’, Beatles’ın aynı isimdeki şarkısından ödünç alındı malum. Popüler ya da değil, Anglosakson kültürüne ilgisiyle meşhur Murakami’den beklenecek bir isim seçimi. Murakami hissiyatına saygıda kusur etmeyen ‘İmkansızın Şarkısı’ da bu Beatles şarkısını yine zihinlere kazıyor. Watanabe’yle kırılgan ve ulaşılmaz aşkı Naoko’nun, arkadaşları Reiko’nun sesinden ‘Norwegian Wood’u dinledikleri bu sahne, filmin soundtrack albümü çıksa da dinlesek dedirten türden.

İmkansızın Şarkısı
Yön: Ann Hung Tran
Oyuncular: Kenichi Matsuyama, Rinko Kimuchi

(Erman Ata Uncu)