• Kişisel
  • Kitaplık
Ufuk Lüker
  • Ana Sayfa
  • Şiir
  • Öykü
  • Müzik
  • Sinema
  • Yazın
  • Görsel
  • Ara
  • Menu Menu
Şiir

Edip Cansever – Suçtur Çocuğun Olmak

sulanmış caddelere bakıyoruz: bugünün ikindisi
buğular içinde yüzüyor ağaçlar
sarı bir kedi yalanıyor uzun uzun
ayaklarını gererek
pespembe ayaklarının dibi
ve güneş ufak ufak damlıyor üstümüze
güneş ufak ufak damladıkça da
yeni yıkanmış bir taşlık görünüyor aralık bir kapıdan
boynunu uzatarak
yeni yıkanmış her taşlığın sonu: göze bakmak
biz güzü istemiyoruz, ama yaz dursun
bir gündüzü eğirelim, diyoruz, eğrilmiş bir gündüzün sonu
değil mi hayatın iplikleri, dokusu
ama yaz dursun, öyle bir dursun ki yaz
çiçekler ağaçlarda kalsın, uçurtmalar göklerde
haziran temmuz ağustos
birbirine sokulsun
ne olur bu böyle olsun
geçmesin, geçmesin onlarsız bir yaz
açsın sıcak kollarını özlemlerine
beklesin dursun.

özlem ki bir başkasının özlemine tutkunluksa
bir yerde hep aynı şeyi özlüyoruz
ayaklarımız karıncalanıyor büsbütün
büyük ayaklarımız, küçük ayaklarımız, ayaklığını yitirmiş ayaklarımız
kanıyla ölçüüyor besbelli, kendi kanıyla
kör karanlıkta, bir ayak büyüklüğünde kan
iki ayak büyüklüğünde, üç ayak büyüklüğünde, ayak dizileri halinde
ıslak betonların üstünden denize dökülüyor
bir çavlan, bir şelale gibi coşarak değil
usulca sessiz
kıpkırmızı ve iniltiyle
demek oluyor ki sarışın bir çocuğun ayaklarıdır deniz
terlemiş yüzü, ıslanmış saçlarıdır
ve demek oluyor ki; suçtur bir çocuğun olmak
suçtur daha başka şeyler gibi
ve düşün bir de, ya bütün o çocuklar seninse
ister doğu beyazıtta karlar içinde büyüsün
ister bir düzlükte tatvandan vana doğru
ve isterse izmirin tenha bir semtinde
kim ne derse desin, suçtur çocuğun olmak
akarsuyunu kendi, denizini kendi yaratan bir çocuğun
gittikçe kararan o kırmızılıktan
ki biraz sonra paçaları kıvrık adamların
çeşme suyuyla yıkayacakları
su
sağıtılmış gibi düşecektir gündüzün saydamlığından
su
utanmış gibi kayıp gidecektir
geceyle gündüzün olmadığı bir zamandan.

sulanmış ağaçlara bakıyoruz, bugünün ikindisi
buğular içinde yüzüyor ağaçlar
saat on haberlerini dinliyoruz
alıştık, bütün haberleri dinliyoruz zaten
önümüzdeki bir bardak su bile öyle derin ki
dalıp dalıp gidiyoruz suya
bakıyoruz da kocaman bir yıkıntı duvardaki çivi deliği
ve ellerimiz masa örtüsünün püsküllerinde
kapı tokmağı, çaydanlık
divan örtüsündeki leke
yerlerde kitaplar, gazeteler
pencere camındaki çatlak
pencere camından ufak ufak damlayan güneş
ve en önemlisi konuştuklarımız
değişen çizgiler yüzümüzdeki
fincanı tutarken titremesi ellerimizin
yani hayatın dokusunda ne varsa
yeniden yaşıyor, yeniden kullanıyoruz sanki.

özlem ki tutkunluktur bir başkasının özlemine
dalgalı camın ardında büyüyerekten
bir çocuk hızla geçiyor bisikletiyle.

Etiketler: Edip Cansever
Bu gönderiyi paylaş
  • Share on Facebook
  • Share on Twitter
  • Share on Tumblr
  • Mail üzerinden paylaş
Beğenebilecekleriniz:
Edip Cansever – Seniha’nın Günlüğünden 3
Edip Cansever – Pesüs
Edip Cansever – Umuş
Edip Cansever – Beyaz Atlar Surlara
Edip Cansever – Seniha’nın Günlüğünden 7
Edip Cansever – Bir Su Yılı Denebilirdi

Site içerisinde ara

Son Eklenenler

  • Deniz Durukan – Refik Durbaş İle
  • Ahmed Arif – Basübadelmevt
  • Ahmed Arif – Tutuklu
  • Ahmed Arif – Yurdum Benim Şahdamarım
  • Cemal Süreya – Bir Şair: Ahmed Arif

Site istatistikleri

  • 9
  • 1.068
  • 719
  • 9.512.649
  • 4.319.716

Takip et

Instagram @ufukluker

RSS [Kişisel] Son okuduklarım

  • Büyük Uyku (Philip Marlowe, #1)
  • Gurur ve Önyargı
  • Tröst
  • Ortaçağ: Barbarlar - Hıristiyanlar - Müslümanlar
  • Kaplan! Kaplan!
  • Tot over mijn oren in het plastic

Etiketler

Abdülkadir Budak Ahmet Necdet Akgün Akova Ahmet Oktay Adalet Ağaoğlu Abdülkadir Bulut Ahmet Erhan Adnan Yücel Adnan Özer Arkadaş Z. Özger Ahmet Ada A. Kadir Ahmed Arif Ahmet Telli Ahmet Muhip Dranas Adnan Binyazar Altay Öktem Arif Damar A. Hicri İzgören Afşar Timuçin
by Ufuk Lüker
  • 500px
  • LinkedIn
  • Youtube
Cemal Süreya – Arka GüneşCemal Süreya – Kanto
Sayfanın başına dön