Ufuk's Blog
  • Ana Sayfa
  • Şiir
  • Öykü
  • Müzik
  • Sinema
  • Yazın
  • Görsel
  • Kişisel
  • Menu Menu
Şiir

Hasan Hüseyin Korkmazgil – Haziranda Ölmek Zor

462 görüntülenme

orhan kemal’in güzel anısına

işten çıktım
sokaktayım
elim yüzüm üstümbaşım gazete

sokakta tank paleti
sokakta düdük sesi
sokakta tomson
sokağa çıkmak yasak

sokaktayım
gece leylak
ve tomurcuk kokuyor
yaralı bir şahin olmuş yüreğim
uy anam anam
haziranda ölmek zor!

havada tüy
havada kuş
havada kuş soluğu kokusu
hava leylak
ve tomurcuk kokuyor
ne anlar acılardan/güzel haziran
ne anlar güzel bahar!
kopuk bir kol sokakta
çırpınıp durur

çalışmışım onbeş saat
tükenmişim onbeş saat
acıkmışım yorulmuşum uykusamışım
anama sövmüş patron
ter döktüğüm gazetede
sıkmışım dişlerimi
ıslıkla söylemişim umutlarımı
susarak söylemişim
sıcak bir ev özlemişim
sıcak bir yemek
ve sıcacık bir yatakta
unutturan öpücükler
çıkmışım bir kavgadan
vurmuşum sokaklara

sokakta tank paleti
sokakta düdük sesi
sarı sarı yapraklarla birlikte sanki
dallarda insan iskeletleri

asacaklar aydemir’i
asacaklar gürcan’ı
belki başkalarını
pis bir ota değmiş gibi sızlıyor genzim
dökülüyor etlerim
sarı yapraklar gibi

asmak neyi kurtarır
sarı sarı yaprakları kuru dallara?
yolunmuş yaprakları
kırılmış dallarıyla
ne anlatır bir ağaç
hani rüzgar
hani kuş
hani nerde rüzgarlı kuş sesleri?

asılmak sorun değil
asılmamak da değil
kimin kimi astığı
kimin kimi neden niçin astığı
budur işte asıl sorun!

sevdim gelin morunu
sevdim şiir morunu
moru sevdim tomurcukta
moru sevdim memede
ve öptüğüm dudakta
ama sevmedim, hayır
iğrendim insanoğlunun
yağlı ipte sallanan morluğundan!

neden böyle acılıyım
neden böyle ağrılı
neden niçin bu sokaklar böyle boş
niçin neden bu evler böyle dolu?
sokaklarla solur evler
sokaklarla atar nabzı
kentlerin
sokaksız kent
kentsiz ülke
kahkahanın yanıbaşı gözyaşı

işten çıktım
elim yüzüm üstümbaşım gazete
karanlıkta akan bir su
gibi vurdum kendimi caddelere
hava leylak
ve tomurcuk kokusu
havada köryoluna
havada suçsuz günahsız
gitme korkusu
ah desem
eriyecek demirleri bu korkuluğun
oh desem
tutuşacak soluğum

asmak neyi kurtarır
öldürmek neyi
yaşatmaktır önemlisi
güzel yaşatmak
abeceden geçirmek kıracın çekirgesini
ekmeksiz yuvasız hekimsiz bırakmamak

ah yavrum
ah güzelim
canım benim / sevdiceğim
bitanem
kısa sürdü bu yolculuk
n’eylersin ki sonu yok!
gece leylak
ve tomurcuk kokuyor
uy anam anam
haziranda ölmek zor!

nerdeyim ben
nerdeyim ben
nerdeyim?
kimsiniz siz
kimsiniz siz
kimsiniz?
ne söyler bu radyolar
gazeteler ne yazar
kim ölmüş uzaklarda
göçen kim dünyamızdan?

asmak neyi kurtarır
öldürmek neyi?
yolunmuş yaprakları
ve kırılmış dallarıyla bir ağaç
söyler hangi güzelliği?

kökü burda
yüreğimde
yaprakları uzaklarda bir çınar
ıslık çala çala göçtü bir çınar
göçtü memet diye diye
şafak vakti bir çınar
silkeledi kuşlarını
güneşlerini:
‘oğlum sana sesleniyorum işitiyor musun, memet,
memet!’

gece leylak
ve tomurcuk kokuyor
üstümbaşım elim yüzüm gazete
vurmuşum sokaklara
vurmuşum karanlığa
uy anam anam
haziranda ölmek zor!

bu acılar
bu ağrılar
bu yürek
neyi kimden esirgiyor bu buz gibi sokaklar
bu ağaçlar niçin böyle yapraksız
bu geceler niçin böyle insansız
bu insanlar niçin böyle yarınsız
bu niçinler niçin böyle yanıtsız?

kim bu korku
kim bu umut
ne adına
kim için?

‘uyarına gelirse
tepemde bir de çınar’
demişti on yıl önce
demek ki on yıl sonra
demek ki sabah sabah
demek ki ‘manda gönü’
demek ki ‘şile bezi’
demek ki ‘yeşil biber’
bir de memet’in yüzü
bir de güzel istanbul
bir de ‘saman sarısı’
bir de özlem kırmızısı
demek ki göçtü usta
kaldı yürek sızısı
geride kalanlara

nerdeyim ben
nerdeyim?
kimsiniz siz
kimsiniz?

yıllar var ki ter içinde
taşıdım ben bu yükü
bıraktım acının alkışlarına
3 haziran ’63’ü

bir kırmızı gül dalı
şimdi uzakta
bir kırmızı gül dalı
iğilmiş üzerine
yatıyor oralarda
bir eski gömütlükte
yatıyor usta
bir kırmızı gül dalı
iğilmiş üzerine
okşar yanan alnını
bir kırmızı gül dalı
nazım ustanın

gece leylak
ve tomurcuk kokuyor
bir basın işçisiyim
elim yüzüm üstümbaşım gazete
geçsem de gölgesinden tankların tomsonların
şuramda bir çalıkuşu ötüyor
uy anam anam
haziranda ölmek zor!

Benzer içerikler

  • Ahmet Telli — Sfenks
  • Ahmet Telli — Savrulup Dururken Hayat
  • Ahmet Telli — Kirli Su
  • Ahmet Telli — Gece
  • Ahmet Telli — Acıya Alışılmaz

İSTATİSTİKLER

Anlık ziyaretçi sayısı: 6

Günün ziyaretçi sayısı: 220

Günün görüntülenme sayısı: 272

Toplam ziyaretçi sayısı: 4.539.309

Toplam görüntülenme sayısı: 9.813.793

POPÜLER İÇERİKLER

  1. Şükrü Erbaş - Köylüleri Niçin Öldürmeliyiz (386.997)
  2. Anonim // Her Şey Sende Gizli (163.594)
  3. Cahit Sıtkı Tarancı - Otuz Beş Yaş Şiiri (152.767)
  4. Birhan Keskin – Kargo (79.202)
  5. Şükrü Erbaş - Senin Korkularını Benim İnceliğimi (67.886)
  6. Attilâ İlhan - Ayrılık Sevdaya Dahil (48.760)
  7. Sabahattin Ali - Kamyon (43.037)
  8. Adnan Yücel - Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek (39.614)
  9. Sabahattin Ali - Ayran (39.421)
  10. Nâzım Hikmet - Fevkalade Memnunum Dünyaya Geldiğime (39.401)

ARŞİV İÇERİSİNDE ARA

TAKİP ET


Instagram @ufukluker
Instagram @ufukluker

SON EKLENEN İÇERİKLER

  • Pınar Kür — Asılacak Kadın’ın Savunması
  • Bir Devin Ardından: Marlon Brando
  • Ahmet Telli — Sfenks
  • Ahmet Telli — Savrulup Dururken Hayat
  • Ahmet Telli — Kirli Su

RSS [KİŞİSEL] SON OKUDUĞUM KİTAPLAR

  • Tahta Kurdu
  • Kâtip Bartleby
  • Bekle Beni
  • Asılacak Kadın
  • Söyleme Bilmesinler

ÇOK OKUNAN ŞAİRLER

Afşar Timuçin İlhan Berk Oruç Aruoba Sabahattin Ali Can Yücel Cemal Süreya Guy de Maupassant Cahit Sıtkı Tarancı Metin Eloğlu A. Hicri İzgören Attilâ İlhan Kemal Özer Nâzım Hikmet Yaşar Miraç Adnan Yücel Ümit Yaşar Oğuzcan Orhan Veli Kanık Melih Cevdet Anday Şükrü Erbaş Rıfat Ilgaz Enver Gökçe Ahmet Telli Oktay Rifat Ece Ayhan Hasan Hüseyin Korkmazgil Arif Damar Turgut Uyar A. Kadir Nihat Behram Fazıl Hüsnü Dağlarca Edip Cansever Gülten Akın Cahit Külebi Özdemir Asaf Metin Altıok Ataol Behramoğlu Refik Durbaş Şükran Kurdakul Ahmed Arif Necati Cumalı
by Ufuk Lüker
  • 500px
  • LinkedIn
  • Youtube
Sabahattin Ali – KıyamadığımArkadaş Z. Özger – Pencere
Sayfanın başına dön