Edip Cansever – Seniha’nın Günlüğünden 6

– Kapının arkasında ne var
– Hiç!, hiçliğin adı
– Kapının arkasında ne var
– Kapının arkasında mı? tanrı
– Kapının arkasında ne var, kapının
– Bilmem ki ne var arkasında kapının
– Kapının arkasında ne var
– Bir bahçe, bir su kovası, içi boş
– Kapının arkasında..
– İncil
– Kapının arkasında ne var
– Bir tepe, boşaltılmış onun da içi
– Kapının arkasında ne var
– Bir duvar, tuğlasız, unutmuş dülger malasını
– Kapının arkasında ne var
– Havası kaçmış bir deniz yatağı
– Kapının arkasında ne var
– Bir çift kadın ayakkabısı -siyah-
– Kapının arkasında..
– Sökülmüş bir laterna, kutusu kalmış
– Kapının arkasında ne var
– Kurumuş böcek kabuklan, suyu çekilmiş bir deniz
– Kapının arkasında..
– Bir kuru kafa
– Kapının arkasında ne var
– Kapının arkasında mı? hiç!.
Belli belirsiz bir şarkı.
Odamdan çıktım
Koridoru geçtim -kimseler yoktu-
Merdivenleri indim -kimseye rastlamadım-
(Muhassen’den son kez çıkarken
Kimseye rastlamadım)
Bara baktım -kimseler yoktu-
Bir kadeh aldım, konyak doldurdum
Kadehi iki parmağım arasında tuttum tuttum
Kısarak gözlerimi kendime baktım
Otel, Ben, Konyak -neden olmasın-
Tanrı – İsa – Ruhülkudüs, dedim
Ben böyle dedim, acaba
Kimlerin avuntusuydum.

Dünyaya bir kere daha baktım cam kapının ardından
Dünyanın kokusunu duydum
Kendi kokumu?
Elbette duydum
Geçmeyen bir kokuydu -yaşlılık kokusu mu-
Çıkardım çantamdan Chanel’imi
Biraz süründüm.
Dedim ki,bugün de bitti gündüzüm
Otel, Ben, Konyak
Tanrı-İsa-Ruhülkudüs
Vahşetin son öyküsüyüm
Belki ilk öyküsüyüm
Işığımı söndürdüm: beyaz karanlık.