Ufuk's Blog
  • Ana Sayfa
  • Şiir
  • Öykü
  • Müzik
  • Sinema
  • Yazın
  • Görsel
  • Kişisel
  • Menu Menu
Sinema

Slumdog Millionaire (Varoş Milyoneri)

249 görüntülenme

Bu yılın gözde filmi “Milyoner”, (“Slumdog Millionaire”, 2008) topladığı birçok ödülü de referans listesine katarak sinemalarımıza bu haftadan itibaren konuk oluyor. Danny Boyle’un yönetmenlik koltuğunda oturduğu, hayli samimi ve bir o kadar da acıtıcı gerçeklerle süslü “Milyoner” gerçekten ilgiyi hak eden bir yapım.

Danny Boyle’u sert filmleriyle tanıdık ilkin. İnsan doğasını seyre daldığı ve ironi sosuyla taçlandırdığı filmi “Mezarını Derin Kaz” (“Shallow Grave”, 1995) ve ardından gelen “Trainspotting” (1996) onu takdir etmemiz gerektiğini gösteren iki yapım. Tabii bu filmlerde yanında John Hodge’un da olduğunu unutmamak gerek. Bu filmlerin ardından pek olumlu eleştiriler almayan “Kumsal”la (“The Beach”, 2000) birlikte rotasında bir düşüş gözlemlenen Boyle’un kendi hayranları dışında, hatta onlara bile, kendini beğendirecek bir yapımla ortaya çıkması, en azından bir fikir birliği oluşturması o günden bu güne zor oldu. “Milyoner”e kadarki filmleriyle (“28 Gün Sonra”, “Milyonlar”, “Gün Işığı”) hem olumlu hem olumsuz birçok eleştiri toplayan Boyle, feleğin zincirini kırmışa benziyor.

 

Kaderime yazıldın!

İlk önce “Milyoner”in iki zamanlı bir anlatıma sahip olduğunu belirtelim. Soruların sorulduğu ve Jamal’ın (Dev Patel) geçmişiyle bizi tanıştırdığı paralel zaman ve filmin sonunda gerçek zaman dilimine dönüş. Şimdiki anla anlatılanların birliktelik teşkil ettiği zamana gelene kadar ‚Äìki filmin büyük bir çoğunluğunu oluşturuyor geçmiş- Jamal ve abisinin gözünden Hindistan’ın tarihiyle ilgili acıtıcı görüntüleri izlerken, filmin kader-tesadüf ekseninde nasıl döndüğünü de görüyoruz. Zaten açılışından itibaren kader ve tesadüf kavramlarını merkezine aldığını belli eden “Milyoner” bize doğunun naif bir kabullenişle beraber inatçı bir çırpınmaya da sahip olduğunu gösteriyor. Kolay bir yaşam sürmeyen Jamal ve Salim’in annelerinden kopuşları, sokaklarda geçen ömürlerinin kilometre taşları ve filmin aşkla kaderi bütünleştiren yapısında önemli bir görevi olan “ilk aşk” heyecanları gözümüzün önüne serilirken, hem Hindistan’ın sosyal ve ekonomik tarihini izliyoruz hem de filmi bir büyüme öyküsü eksenine oturtan Jamal ile Salim’in hayat kavgalarını. Birbirlerine çok düşkün olsalar da zıt yönleri tercih eden Jamal ile Salim’e sokaklardaki hayatlarında katılan Latika, filmin bir nevi çatışma unsurunu da oluşturuyor. Zaten film boyunca bu üç kişinin hayatlarının kesişme noktalarında kader ve tesadüf ikilemlerini yaşamaya başlıyor izleyici.

Sevdim mi tam severim anlayışında olan ve bize aslında hiç yabancısı olmadığımız bir sadaket örneği veren Jamal’in hayatını en azından maddi yönden kurtaracak olan yarışmaya (‘Kim Milyoner Olmak İster’in Hindistan versiyonu) katılması bile aşk yüzünden. Onun bu samimi yönü, bir noktadan sonra halka inanma ve çabalama umudu veren misyonu, hep yüz gülümseten ve filmi “kendini iyi hisset” filmi yapan unsurlar. Ancak madalyonun diğer yüzü insanı hiç de gülümseten noktalar taşımıyor. Hatta Boyle’u en fazla hissettiğimiz noktalar da sosyal gerçeklik boyutundaki noktalar. İnsanın içini sızlatan ama umutsuzluk aşılamayan görüntüler bir taraftan Jamal’ın büyük ikramiyeye gidişinin de biletleri oluyor. Kendi acı gerçeklerinden bir umut doğuran bir film konumuna da böyle yükseliyor “Milyoner”.

İki dünya arasında

Anlatılanlar Doğu’dan, anlatan ise Batı’dan olunca insan bir bölünmüşlük, belki bir Batılı duruş noktasından Doğu’yu inceleme gibi noktalar üzerine kafa yorabiliyor. Ancak “Milyoner”, o kadar film olduğunu hissettiren bir yapım ki dünyanın neresinde geçse aynı anlatılırdı gibi bir izlenim bırakıyor insanda. Daha doğrusu dünyanın neresinde olursa olsun Boyle bunu böyle anlatırdı. Filmin hem muzip, hem de insanı karakterlerle birlikte düşünmeye iten yapısı izleyiciyi filmin içine o kadar dahil ediyor ki belki de unuttuğunuz bazı şeyleri en son sahnede tekrar hatırlıyorsunuz. “Evet, bu bir film ve biz bunu yaptık” diyen bir edayla gerçeklikle ilgili bir derdi olmadığını bağırıyor sanki. Bu noktada birleştiriyor işte Boyle iki dünyayı, yani kendi sinemasıyla Bollywood’u. Bize film boyunca neyin tarafında olduğunu da bu seçimle gösteriyor bir nevi. “Evet, bu kader” diyorsunuz ve doğru seçenek sizi istediklerinize ulaştırıyor.

Yönetmen: Danny Boyle

Ülke: İngiltere
Süre: 120 dk.
Oyuncular: Dev Patel, Anil Kapoor, Freida Pinto, Irrfan Khan

(Seçil Toprak, Sinema, 26 Şubat 2009)

Benzer içerikler

  • Paramparça: Adaletin Kalbi
  • Parazit: Yukarıdakiler, Aşağıdakiler
  • Üzgünüz, Size Ulaşamadık
  • Sen Şarkılarını Söyle: Adı Bilinmeyen Adam
  • Solaris: Boşluğun Dansı

İSTATİSTİKLER

Çevrimiçi ziyaretçiler: 0

Bugünün ziyaretçi sayısı: 101

Toplam ziyaretçi sayısı: 4.519.677

Bugünün görüntülenme sayısı: 145

Toplam görüntülenme sayısı: 9.787.345

POPÜLER İÇERİKLER

  1. Şükrü Erbaş - Köylüleri Niçin Öldürmeliyiz (377.245)
  2. Anonim // Her Şey Sende Gizli (163.331)
  3. Cahit Sıtkı Tarancı - Otuz Beş Yaş Şiiri (152.683)
  4. Birhan Keskin – Kargo (79.089)
  5. Şükrü Erbaş - Senin Korkularını Benim İnceliğimi (67.643)
  6. Attilâ İlhan - Ayrılık Sevdaya Dahil (48.689)
  7. Sabahattin Ali - Kamyon (42.987)
  8. Sabahattin Ali - Ayran (39.343)
  9. Adnan Yücel - Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek (38.992)
  10. Nâzım Hikmet - Fevkalade Memnunum Dünyaya Geldiğime (38.767)

ARŞİV İÇERİSİNDE ARA

TAKİP ET


Instagram @ufukluker
Instagram @ufukluker

YENİ

  • Ahmet Telli — Sfenks
  • Ahmet Telli — Savrulup Dururken Hayat
  • Ahmet Telli — Kirli Su
  • Ahmet Telli — Gece
  • Ahmet Telli — Acıya Alışılmaz

RSS [Kişisel] SON OKUDUKLARIM

  • Kendine Ait Bir Oda
  • Kayıp Kızın Hikâyesi (Napoli Romanları, #4)
  • En Alttakiler
  • 11. Peron
  • Terk Edenler ve Kalanlar (Napoli Romanları, #3)
  • Yeni Soyadının Hikâyesi (Napoli Romanları, #2)
ETİKETLER
Dido Sotiriou Vedat Türkali Behçet Aysan Bekir Yıldız Ahmet Oktay Şükrü Erbaş Cahit Zarifoğlu Müştak Erenus Cevat Şakir Kabaağaçlı Guy de Maupassant Hasan Biber İsmet Özel A. Kadir Özge Dirik Fazıl Hüsnü Dağlarca İbrahim Karaca Seyhan Erözçelik Enver Gökçe Metin Eloğlu Özdemir Asaf Cevdet Kudret Kenneth Rexroth Nâzım Hikmet Metin Demirtaş Attilâ İlhan Gülten Akın Ülkü Tamer Behçet Necatigil Fakir Baykurt Gabriel Celaya Melih Cevdet Anday Akgün Akova Memet Fuat Ingeborg Bachmann Mehmed Kemal Ercüment Behzat Lav Jose Marti Ece Ayhan Murathan Mungan Oktay Rifat Ahmet Telli Lale Müldür Veysel Öngören Vasko Popa Mehmet Başaran Orhan Veli Kanık Necati Cumalı Sinan Kukul Sandor Forbath Conrad Aiken Nahit Ulvi Akgün Kutsiye Bozoklar Nicolae Dragos Landscape Miguel Hernandez Ümit Yaşar Oğuzcan Enis Batur Yaşar Miraç Fang Vei Teh Pablo Neruda Halim Şefik Güzelson Cahit Sıtkı Tarancı Süleyman Çobanoğlu Özdemir İnce Suat Taşer Günter Kunert Ahmet Necdet Bertolt Brecht Louise Gareau Des Bois İsmail Uyaroğlu Turgay Fişekçi Kemal Özer Yorgo Seferis Yi Men Paul Eluard Philippe Soupault Suat Derviş Cengiz Bektaş Sabri Altınel Füruğ Ferruhzad Sun Yu-T'ang Orhan Murat Arıburnu Cahit Külebi Ahmet Muhip Dranas Heinz Kahlau Erdal Öz Salah Birsel Ataol Behramoğlu Sandor Petöfi Erdal Alova Asım Bezirci Talip Apaydın Yılmaz Odabaşı Nikola Vaptsarov Bilgin Adalı Turgut Uyar Ahmet Erhan Barış Pirhasan Fethi Giray Behçet Kemal Çağlar Adnan Yücel Metin Altıok Peter Abrahams Ziya Osman Saba Rıfat Ilgaz Tevfik El Zeyyad Can Yücel Refik Durbaş Sezai Karakoç Tove Ditlevsen Hasan İzzettin Dinamo Eugene Guillevic Türkan İldeniz Sabahattin Ali Blas De Otero Vyaçeslav Ivanov Hasan Hüseyin Korkmazgil Kahraman Altun Vladimir Mayakovsky Sait Faik Abasıyanık Celal Sılay Oktay Taftalı Nihat Behram Hasan Basri Alp Vecihi Timuroğlu Kemalettin Kamu Ömer Bedrettin Uşaklı Louis Macneice Goethe Haydar Ergülen Edip Cansever Gülseli İnal Şükran Kurdakul Sabahattin Kudret Aksal Abdülkadir Bulut Konstantin Simanov Sennur Sezer Bejan Matur Adnan Özer Resul Rıza Anonim Liana Daskalova Bedri Rahmi Eyüboğlu Aziz Nesin Birhan Keskin Zafer Ekin Karabay Neşe Yaşın Ahmed Arif Asaf Halet Çelebi Ozan Telli Abdülkadir Budak Oğuz Atay Hilmi Yavuz Konstantinos Kavafis Kerim Korcan Orhan Kemal Afşar Timuçin Adnan Binyazar Yannis Ritsos Berin Taşan A. Hicri İzgören Süleyman Nesip Adalet Ağaoğlu Jesus Lopez Pacheco Feyzi Halıcı Cemal Süreya Arkadaş Z. Özger Ahmet Ada Kostas Kleanthis Oruç Aruoba Yılmaz Güney Özkan Mert Yaşar Nabi Nayır İlhan Berk Federico Garcia Lorca Kemal Burkay Mehmet Yaşin Suat Vardal E. E. Cummings Cahit Irgat Faruk Nafiz Çamlıbel Arif Damar Altay Öktem Yaşar Kemal İlhami Bekir Tez
by Ufuk Lüker
  • 500px
  • LinkedIn
  • Youtube
Le Huitieme Jour (Sekizinci Gün)Lola Rennt (Koş Lola Koş)
Sayfanın başına dön