• Kişisel
  • Kitaplık
Ufuk Lüker
  • Ana Sayfa
  • Şiir
  • Öykü
  • Müzik
  • Sinema
  • Yazın
  • Görsel
  • Ara
  • Menu Menu
Yazın

Şiirin Vazgeçilmez Üç Dönemi

Abdulhak Hamid, “En iyi şiirlerim yazmadıklarımdır,” demiş ya, dogrusu “yazamadıklarım olmalı; öylesine derin ve güçlü duygular, heyecanlar yaşamış ki, salt bu yüzden onları bir türlü şiire getirememiş… Hamid’ in, şiiri bir türlü gereğince anlamadığı bundan da belli. Şiirin en iyisi, en güçlü, en yüce duyguları, heyecanları anlatanı değildir ki… Daha da ileri gidebiliriz ve şiir duyguları, heyecanları anlatmaz, şiirin uyandırdığı duygu, heyecan, yaşamdaki duygu değildir, olsa olsa ona benzer, o kadar, diyebiliriz.

İşte bu yüzden de, “Şiirin kaynağı yaşam değildir, gene şiirdir,” demişler. Ama “Şiirin kaynağı yaşam mıdır, yoksa gene şiir midir?” sorusu dar tutuldu mu, ortaya iki karşıt anlayış çıkıyor ki, bu iki anlayışın çatışması, verimli bir eylem doğuracağına, bir kısır döngüye gelip dayanmaktadır. Çünkü gerçekte yaşam ile şiir arasında böyle bir karşıtlık yoktur. Bir ozan, yaşadıklarını olduğu gibi, yaşamadıklarını da birer gereç olarak kullanabilir ve diyelim ki bunların çoğunu da yaşamdan değil, şiirden, şiirlerden öğrenir. Şiirin bu dönemi, biriktirme dönemi diye adlandırılabilir. İşte bundan sonradır ki şiirin kendi dönemine sıra gelir. Orada ozan, yaşamış olsun, yaşamamış olsun, elindeki duygulara, heyecanlara birer düşünce olarak, soğukkanlılıkla bakacak, nerede ise bir bilim adamı gibi çalışacaktır. Artık bu dönemde, “Elimde duygular, heyecanlar öylesine güçlü ve derin ki şiir yazmaktan beni alıkoyuyorlar,” diye düşünmek ancak ozan olmamakla açıklanabilir bir durumdur.

İşte genel olarak şiir okurunun ister istemez yabancı olduğu, anlamadığı, belki de anlayamayacağı dönem bu dönemdir, uğraş dönemidir, herkese kapalıdır, giderek büyülü, gizlerle dolu bir çalışma sorunudur bu.

Ama bir ozan salt bu dönemin kendine özgü yapısına çokça kapılarak, şiirin okura bütün bütün yabancı olduğu kanısına çokça varırsa, bence yanılır. Çünkü böylece yalnız ilk dönemi görmezlikten gelmiş olmakla kalmaz, benim üçüncü dönem olarak adlandırmak istediğim, şiirin yeniden okura, yaşama dönüşü dönemini de yadsımış, yoksaymış olur. Gerçekte ozanın işi, bir bilim adamı gibi çalışıp yarattığı dönemde bitmiş değildir; şiirin tamamlanması, onun yeniden yaşama dönmesi ile olur. İşte artık bu dönemde, ya da bu dönem yüzünden ozan, toplumsal ödevinin bilinci sorunu ile karşı karşıya gelir.

Bunun gibi, şiirin kendine özgü tekniklerine, salt anlaşılmak için boş vermek, şiiri yaşanmış duygular ve heyecanlarla çırılçıplak bırakmak, kimi ozanlarca sanılıyor ki, okurla yakınlık kurmanın, tek yoludur. Oysa bir şiirin kolaylığı, aykırı görünse de, zorluğundan doğar; başka bir deyişle, okurun bilemeyeceği, bilmesi gerekli de olmayan birtakım uğraş güçlükleri, ancak ozanın ustalığı ile yenilebilir ve böylece şiir, neredeyse damıtılmış olarak okura sunulur. Ama bu güçlükler, ne küçümsenmeli, ne de gereğinden çok çapraşık sayılmalıdır. Bunun ölçüsünü, ozan, kendi başına bulacaktır.

(Melih Cevdet Anday)

Etiketler: Melih Cevdet Anday
Bu gönderiyi paylaş
  • Share on Facebook
  • Share on Twitter
  • Share on Tumblr
  • Mail üzerinden paylaş
Beğenebilecekleriniz:
Melih Cevdet Anday – Sevincin Yarısı
Melih Cevdet Anday – Sevincin Yarısı
Melih Cevdet Anday – Çare
Melih Cevdet Anday – Seni Düşünüyorum
Melih Cevdet Anday – Sevi
Melih Cevdet Anday – Yanyana Dalgınlık

Site içerisinde ara

Son Eklenenler

  • Deniz Durukan – Refik Durbaş İle
  • Ahmed Arif – Basübadelmevt
  • Ahmed Arif – Tutuklu
  • Ahmed Arif – Yurdum Benim Şahdamarım
  • Cemal Süreya – Bir Şair: Ahmed Arif

Site istatistikleri

  • 11
  • 1.832
  • 1.288
  • 9.401.443
  • 4.241.593

RSS [Kişisel] Son okuduklarım

  • Tot over mijn oren in het plastic
  • Kahverengi Elbiseli Adam (Colonel Race, #1)
  • Trendeki Kız
  • Geschiedenis van Nederland (Perspectief) (Dutch Edition)
  • Deli İbram Divanı
  • Öksüzlüğümüz
@ufukluker'i takip et

Etiketler

Yaşar Nabi Nayır Kostas Kleanthis Blas De Otero Metin Eloğlu Adnan Özer İsmet Özel Ingeborg Bachmann Enis Batur İlhan Berk Ümit Yaşar Oğuzcan Asım Bezirci Abdülkadir Bulut Süleyman Çobanoğlu Seyhan Erözçelik Vyaçeslav Ivanov Ahmet Muhip Dranas Haydar Ergülen Cemal Süreya Salah Birsel Bekir Yıldız Abdülkadir Budak Kemalettin Kamu Bilgin Adalı Afşar Timuçin Peter Abrahams Veysel Öngören Konstantin Simanov Adnan Yücel Sabahattin Ali Philippe Soupault Rıfat Ilgaz Turgay Fişekçi Hasan Biber Birhan Keskin Türkan İldeniz Hasan Basri Alp Müştak Erenus Günter Kunert Fang Vei Teh Mehmet Başaran Sinan Kukul İbrahim Karaca Yaşar Miraç Ozan Telli Sabahattin Kudret Aksal A. Hicri İzgören Neşe Yaşın Talip Apaydın Altay Öktem Necati Cumalı Füruğ Ferruhzad Orhan Murat Arıburnu Cahit Zarifoğlu Behçet Aysan Gülseli İnal Hilmi Yavuz Mehmed Kemal Feyzi Halıcı Cevat Şakir Kabaağaçlı Ülkü Tamer Metin Altıok Yannis Ritsos Ahmed Arif Halim Şefik Güzelson Jose Marti Nazım Hikmet Yılmaz Güney Behçet Necatigil Erdal Öz Arkadaş Z. Özger Sandor Forbath Gabriel Celaya Mehmet Yaşin Suat Taşer Ahmet Erhan Eugene Guillevic Kutsiye Bozoklar Suat Vardal Goethe Vecihi Timuroğlu Ece Ayhan Oğuz Atay Nikola Vaptsarov Ahmet Oktay Ahmet Necdet Sun Yu-T'ang Fazıl Hüsnü Dağlarca Ercüment Behzat Lav Fethi Giray Can Yücel Heinz Kahlau Cahit Sıtkı Tarancı Memet Fuat Refik Durbaş Şükrü Erbaş Suat Derviş Fakir Baykurt Nicolae Dragos Behçet Kemal Çağlar Nahit Ulvi Akgün Oktay Rifat Barış Pirhasan Kahraman Altun Özdemir İnce Kenneth Rexroth Ataol Behramoğlu Cahit Külebi Kemal Özer Enver Gökçe Vasko Popa Guy de Maupassant Orhan Veli Kanık Bertolt Brecht Edip Cansever Ahmet Telli Vedat Türkali Turgut Uyar Yılmaz Odabaşı Oruç Aruoba Cahit Irgat Orhan Kemal Erdal Alova Faruk Nafiz Çamlıbel Lale Müldür Oktay Taftalı Ömer Bedrettin Uşaklı A. Kadir Jesus Lopez Pacheco Melih Cevdet Anday Sabri Altınel Özge Dirik Zafer Ekin Karabay Kerim Korcan Federico Garcia Lorca Yi Men Celal Sılay Gülten Akın Süleyman Nesip Ahmet Ada Pablo Neruda Adnan Binyazar Sait Faik Abasıyanık Bejan Matur Miguel Hernandez Liana Daskalova Aziz Nesin Cevdet Kudret Şükran Kurdakul Dido Sotiriou Paul Eluard Akgün Akova Yorgo Seferis Tove Ditlevsen Yaşar Kemal Özkan Mert Resul Rıza Cengiz Bektaş Bedri Rahmi Eyüboğlu Asaf Halet Çelebi Berin Taşan Louis Macneice Attila İlhan Kemal Burkay Vladimir Mayakovsky Hasan İzzettin Dinamo Özdemir Asaf İlhami Bekir Tez Hasan Hüseyin Korkmazgil Metin Demirtaş Tevfik El Zeyyad Adalet Ağaoğlu Ziya Osman Saba Sennur Sezer Sezai Karakoç İsmail Uyaroğlu E. E. Cummings Konstantinos Kavafis Conrad Aiken Arif Damar Murathan Mungan Sandor Petöfi Louise Gareau Des Bois Nihat Behram
by Ufuk Lüker
  • 500px
  • LinkedIn
  • Youtube
Tek Sesli Şiirden Çok Sesli ŞiireŞiirin Anlamı
Sayfanın başına dön